Atalay Başkanlığında yönetim Güven Tazeledi
TÜRK-İŞ 22. Olağan Genel Kurulunun son gününde tek liste ile gidilen seçimde yönetim değişmedi. TÜRK-İŞ ve Sendikamız Genel Başkanı Ergün Atalay yeniden genel başkanlığa, seçildi.
Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu TÜRK-İŞ’in 22. Olağan Genel Kurulu sona erdi. 6 Aralık’ta yapılan seçime tek liste ile girilirken mevcut yönetim kurulunda bir değişiklik yaşanmadı. 245 delegenin oy kullandığı seçim sonucunda TÜRK-İŞ Genel Yönetim Kurulu aşağıdaki gibi oluştu.
Ergün Atalay Genel Başkanlığa
Pevrul Kavlak Genel Sekreterliğe,
Ramazan Ağar Genel Mali Sekreterliği’ne
Nazmi Irgat Genel Eğitim Sekreterliği’ne
Eyüp Alemdar Genel Teşkilatlandırma Sekreterliği’ne yeniden seçildi.
Demiryol-İş olarak, Seçim sonuçlarının TÜRK-İŞ camiasına, çalışma hayatımıza ve tüm ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni eder, seçilen yöneticilere de başarılar dileriz.
Türk-İş 22. Olağan Genel Kurulu
Sayın Cumhurbaşkanım,
“Ülke nüfusunun 40 milyon olduğu 1980 yılında, 2,5 milyon sendikalı işçi varken, nüfusun 78 milyon olduğu günümüzde 1,4 milyon sendikalı işçi vardır. Bunun yaklaşık 900 bin’i Konfederasyonumuza üye sendikaların işçisidir.
Sendikal örgütlenmenin düşük olması çalışma hayatının en önemli sorunlarının başında gelmektedir. Sendikalı işçi sayısının düşmesinde, ülkeyi yönetenler kadar sendikalarında sorumlulukları bulunmaktadır. Biz bunun farkındayız ve sendikacılar olarak özeleştiri yapıyoruz.
2014 yılında ülkemizde çok acı sonuçları olan iş kazaları meydana geldi. 13 Mayıs’ta Soma’da 301 işçi, 6 Eylül’de İstanbul’da 10 işçi, 28 Ekimde Ermenek’te 18 işçi hayatını kaybetti.
En çok ölümlü iş kazalarının olduğu maden sektörü incelendiğinde, kazalar devletin işlettiği madenlerde değil yoğun olarak özel sektörün işlettiği madenlerde gerçekleşmiştir.
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatında son yıllarda yaşanan gelişmelerle, iş kazalarının yakın zamanda azalma göstereceği kanaatindeyiz. Bu konuda önümüzdeki dönemde Bakanlığımız ile daha kapsamlı çalışmalar yapacağımızı buradan belirtmek istiyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım;
Asgari ücret, son kırk yıldır sadece üç kez oy birliği ile kabul edildi. Diğer asgari ücret kararlarının tamamına TÜRK-İŞ olarak muhalefet ettik.
Bu yıl asgari ücretin 1300 TL olacağı konusunda büyük ölçüde mutabakat sağlandı. İşçi kesimi olarak bu rakama olumlu bakıyoruz. Ancak asgari ücretin işçinin geçinme ücreti değil, işçiye ödenecek en düşük ücret olduğunu unutmamak gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz.
Asgari ücret artırılırken dikkat edilmesi gereken konuların başında işin niteliği gelmektedir. Hepimizin bildiği gibi çalışma hayatında tehlikeli ve çok tehlikeli işler bulunmaktadır. Çok tehlikeli işlerde çalışan işçiler ile az tehlikeli işlerde çalışanların aynı ücreti alması adaletli olmayacaktır.
Asgari ücret artışı önlem alınmazsa kıdemli işçileri de bir adaletsizlik ile karşı karşıya getirecektir. Tekstil sektöründe 10 yıldır çalışan bir işçi kızımız bu gün ortalama 1300 TL ücret almaktadır. Asgari ücretin yükselmesi ile birlikte 10 yıldır çalışan bu kızımız ile yeni giren bir işçi aynı ücreti alabilecektir. Bu adaletsiz bir dağılım olacaktır. Bu konunun üzerinde önemle durulması gerekmektedir.
Bir diğer önemli konu vergilendirmede yaşanan adaletsizliktir. Yılın başında 2 bin lira ücret alan işçi yılsonu geldiğinde 1700 TL ücret almaktadır. Bir diğer ifade ile işçinin aldığı zam yılsonuna kadar eriyip gitmektedir. Bu sorunun bir an önce çözüme kavuşması gerekmektedir.
Bu yıl iyi bir kamu toplu sözleşmesi imzaladık. 2015 yılı için yüzde 6+5, 2016 yılı için 3+3, enflasyon farkı ve 500 lira bir defalık ödeme işçilerin kazanımları oldu.
TÜRK-İŞ olarak üzerinde önemle durduğumuz bir diğer konu işçi emeklilerinin maaşıdır. Memur emeklileri, memurlara yapılan zamlardan aynen faydalanmaktadır. Bu uygulamanın işçi emeklileri içinde aynen geçerli olması gerekiyor. Kamu toplu iş sözleşmesinde alınan zamlar işçi emeklileri için de uygulanmalıdır.
Çalışma hayatının bir diğer önemli sorunu taşeron işçiliktir. Taşeron işçilik meselesine mutlaka çözüm getirilmeli ve bu işçiler mutlaka kadroya alınmalıdır.
Taşeron işçisinin bugün işverene maliyeti 1900 liradır. Çünkü aracılar işçinin maliyetini artırmaktadır. Aracıları ortadan kaldırıp bu paranın işçiye verilmesi gerekmektedir. İşçinin sırtından para kazanılmasına izin verilmemesi gerekmektedir. Bunun için sendikalar olarak yapılacak her düzenlemenin altına tereddüt etmeden imzamızı atacağımızın bilinmesini isteriz.
Türk-İş 22. Olağan Genel Kurulu Başladı…
Olağan Genel Kurul açılışına, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı.
Genel Kurul, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın konuşması ile başladı.
Atalay’ın konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.
Atalay ve Bakan Soylunun konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı ve Genel Kurulun öğleden önceki oturumu sona erdi.
Öğleden sonraki oturum, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması ile başladı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından delegeler komisyon çalışmalarına başladı.
Türk-iş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’a Fahri Doktora Ünvanı Verildi
Genel Başkan Ergün Atalay’a, Sakarya Üniversitesi Senatosu tarafından fahri doktora unvanı verildi. Törende konuşan Atalay, Sakarya’ya ya ikinci üniversite müjdesini de verdi.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay’a, Sakarya Üniversitesi Senatosu tarafından fahri doktora unvanı verildi. Törende konuşan Atalay, Sakarya’ya ya ikinci üniversite müjdesini de verdi.
Toplum tarafından saygın kabul edilen ve alanında öncü olan isimlere yaptıkları hizmetlerden dolayı verilen fahri doktora ünvanı TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’a, ’Toplumsal Barış’a yaptığı katkılardan dolayı Sosyal Bilimler alanında verildi. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi konferans salonunda gerçekleşen törene, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul, AK Parti Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, çok sayıda işçi ve davetliler katıldı.
Saygı duruşunun bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gerçekleşen konuşmalar sonrasında Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas tarafından TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’a fahri doktora ünvanı verildi. Tören sonrasında bir konuşma yapan Başkan Atalay, “Ben hedef koydum hep önüme. Başta benim çocuklarım, işçilerimizin çocukları nasıl okurlar, nasıl katkılarım hep ona baktım. Bundan 25 sene evvel okuma oranındaki işçiler yüzde 1’dik. Arkadaşlarım şimdi araştırma yaptı, işçilerimizin çocuklarının yüzde 27’si üniversite okuyor. Hedef yüzde 90 yapmak. İşçilerin ekonomik durumunu düzeltmek görevi sendikalarındır, sivil toplum örgütlerinindir. Temsil ettiği insanları kendi ailesi gibi görecek. Daha iyi şartlarda evlatlarını nasıl okutur onla ilgili katkı sağlayacaklar. Ben, benim çalışma arkadaşlarım öyle bakıyoruz. Sendikalar öyle bakıyor. Gittikleri yerde çocuklarla ilgili yurt yapılıyor. 30’un üzerinde Türk-İş okul yaptı” diye konuştu.
L20 Zirvesi Antalya’da Başladı…
Türkiye G20 ve L20 dönem başkanlığının finali olan zirve Antalya’da başladı. 13 Kasım Cuma günü TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY’ın açılış konuşması ile başlayan L20 zirvesine TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Pevrul KAVLAK, TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri Ramazan AĞAR, TÜRK-İŞ Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Eyüp ALEMDAR’da katıldı.
Gündemi eşitsizlik, işsizlik ve ücretler olan L20 Zirvesi açılışında Türk-İş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Ergün ATALAY konuşmasın da şunlara değindi;
ITUC’nin Değerli Başkanı,
ITUC ve TUAC’ın Çok Kıymetli Genel Sekreterleri John ve Sharan Kardeşlerim,
Değerli Sendikacı Dostlarım,
Bugün başlayan L20 Zirvesine kadar, son derece yoğun bir hazırlık süreci geçirdik.
Türkiye’nin G20’nin Başkanlığını üstlenmesiyle, ülkemizdeki üç işçi konfederasyonu olan TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK’in katılımı ile Türkiye Organizasyon Komitesini oluşturduk.
Bunun yanı sıra, ITUC ve TUAC ile çok yakın bir işbirliği sürdürdük, geçtiğimiz yıl içerisinde çok sayıda ortak toplantı gerçekleştirdik. Sharan ve John’un bu süreçte bize olağanüstü katkısı oldu.
Katıldığımız ve organize ettiğimiz bütün toplantıları anlatmak için zaman yeterli değil elbette, ancak birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum.
4 Şubat 2015 tarihinde, ITUC, TUAC, Türk sendikacılar, üst düzey politikacı ve işveren temsilcilerinin de iştirak ettiği, L20 Başlangıç toplantısını düzenledik. L20’nin görüşlerini ve politika önerilerini ülkemizde daha bilinir kıldık.
Daha sonra Şerpalar toplantılarına, 10 Şubat 2015 tarihinde G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantılarına katıldık.
Bu toplantılarda, dünyada işsizlik sorununun geldiği kritik durumu ve gelir eşitsizliğindeki adaletsizliği anlattık.
Başta Avrupa olmak üzere, pek çok ülkede uygulanan kemer sıkma politikalarının krize çare olmadığını ifade ettik. L20’nin tüm G20 ülkelerinden güçlü bir sosyal koruma, asgari ücret sistemi ve toplu pazarlık sistemi talep ettiğini anlattık.
Ücretlerin ve dolayısıyla, çalışan kesimin satın alma gücünün artırılması, iç talebin canlandırılması gerektiğini ifade ettik. İstihdam yaratacak büyük alt yapı yatırımlarının zorunlu olduğunu vurguladık.
25-26 Şubat 2015 tarihlerinden itibaren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinasyonunda İstihdam Çalışma Grubu toplantılarına katıldık ve istişarelerde bulunduk.
Ardından 3-4 Eylül 2015 tarihlerinde; Ankara’da gerçekleştirilen G20 Çalışma Bakanları, Çalışma ve Maliye Bakanları ortak toplantılarında L20’nin talep ve önerilerini anlattık.
Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alın, güvenli işyerleri oluşturun, nitelikli işgücü oluşturun gençlere ve kadınlara özel önem verin dedik.
Taşeron işçiliği sona erdirin, gelir adaletini sağlayın ve en önemlisi daha önce bize verdiğiniz taahhütlerini yerine getirin dedik.
Toplantılarda; özellikle Türkiye’de çok yoğun bir şekilde yaşanan mülteci krizine değindik. Şu an Türkiye’de bulunan mülteci sayısı iki buçuk milyonu aşmış durumda. Mültecilerin insan onuruna yakışır koşullarda çalışma ve yaşama hakları olduğunu heryerde dile getiriyoruz. Ancak, bunun yanında mültecilerin yoğun oldukları bölgelerde ücretlerin azalması, kayıt dışının artması ve başka pek çok sosyal veya kültürel sorun yaşıyor, bunlarla insanlık için baş etmeye çalışıyoruz.
Değerli Dostlarım,
Yaşayacak bir kara parçası ararken bebeklerin ölü bedenlerinin sahillere vurduğunu göre göre bu insanlık ayıbına sessiz kalamayız. G20 ülkeleri, Suriyeli mülteciler konusunda daha fazla sorumluluk almak zorundadır. Bunu en güçlü bir şekilde dile getirmeliyiz.
Türk-İş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Adana’da yapılan 29 ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldı.
TÜRK-İŞ ve DEMİRYOL-İŞ GENEL BAŞKANI Ergün Atalay Adana’da yapılan 29 ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katıldı.Genel Başkan Atalay daha sonra Adana Şubesini ziyaret etti.Ziyarette Adana Valisi,Adana milletvekilleri,Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar TES-IS Genel başkanı Mustafa Şahin ve şube yönetimi temsilciler hazır bulundular…







































