Demiryol-İş’den Mesaj…

kurban

Türk-İş’ten Darbe Girişimine Protesto…

darbeye-protesto


Türk-İş’ten darbe girişimine protesto…
ANKARA (AA) – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, testiyle su getirenle, testiyi kıranın ayırt edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu ülkeyi yönetenler hainlerle, vatanseverleri ayırt etsin. Onun için kırmadan, dökmeden bu ülkenin bütünlüğünü sağlamak durumundayız.” dedi.

Atalay ve Türk-İş üyeleri, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimini protesto etmek üzere, genel merkezlerinin önünde toplandı.

Burada üyelerine hitap eden Atalay, kendileri için demokrasinin ekmek, su kadar önemli olduğunu söyledi. Türkiye’de yapılan tüm darbelerin kaybedenin emekçiler olduğuna işaret eden Atalay, “Demokrasi olmadan sendikalar olmaz, kitle örgütleri olmaz, yaşam olmaz, nefes almak olmaz, yürümek olmaz, uyumak olmaz, yatmak olmaz. Onun için bizi Kur-an’sız, bizi ezansız, bizi vatansız, bizi bayraksız bırakma Allahım.” diye konuştu.

Atalay, darbe girişimi sırasında 6 üyelerinin şehit olduğunu, 6 üyelerinin yoğun bakımda bulunduğunu, 7 üyelerinden ise haber alamadıklarını bildirdi.

– “Hainler, bir elin parmakları kadar”

Darbe girişimi sırasında Türk halkının sokağa çıkmaması durumunda, bugün burada toplanamayacaklarını dile getiren Atalay, “Ordu, polis bizim için önemli. Onlar içinde bu hainler, bir elin parmakları kadar. Testiyle su getirenle, testiyi kıranı ne olursunuz ayırt edelim. Bu ülkeyi yönetenler hainlerle, vatanseverleri ayırt etsin. Onun için kırmadan, dökmeden bu ülkenin bütünlüğünü sağlamak durumundayız.” ifadesini kullandı.

Atalay, bütün partilere ve medya kuruluşlarına teşekkür ettiğini belirterek, Türkiye’nin birlik, beraberlik içinde dünyaya duruşunu gösterdiğini belirtti. Ülkeyi yönetenlere ve bütün siyasi partilere seslenen Atalay, “Vatan hainleri ile ilgili yapılması gerekeni lütfen yapın. Bir an evvel hainle, doğru olan askeri ayırt etmeli, bizim askerimizi sonuna kadar gözümüzün bebeği gibi bakmaya devam etmeliyiz.” şeklinde konuştu.

Konuşmasının ardından, üyeleriyle Güvenpark’a doğru tekbirler eşliğinde yürüyen Atalay, “demokrasi nöbeti” için oluşturulan alanda kurulan sahneye çıktı. Burada da halka seslenen Atalay, “Türkiye yoksa sendika yok, Türkiye yoksa yaşamak yok, Türkiye yoksa nefes almak yok. Onun için Türk-İş ülkesinin, devletinin ve Cumhurbaşkanının emrinde.” vurgusu yaptı.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, ülkemizde demokrasiye ve millet iradesine yönelik kalkışmayı kınamak, gelişmeleri değerlendirmek ve bu konuda izlenmesi gereken politikaları belirlemek üzere 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 19.00’da olağanüstü toplanmış ve aşağıdaki hususların kamuoyuna açıklanmasına karar vermiştir.

demiryolis


TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, ülkemizde demokrasiye ve millet iradesine yönelik kalkışmayı kınamak, gelişmeleri değerlendirmek ve bu konuda izlenmesi gereken politikaları belirlemek üzere 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 19.00’da olağanüstü toplanmış ve aşağıdaki hususların kamuoyuna açıklanmasına karar vermiştir:

“TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu ülkemize ve milletimize karşı girişilen bu kalkışmayı demokrasiye ve milletin iradesine karşı girişilen bir darbe olarak görmektedir.

TÜRK-İŞ, Anayasal düzenin dışında gelişen, milletin iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısındadır. Terör belasının ülkemizi sardığı, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan bugünlerde dün geceden itibaren yaşanılan facia akıllara durgunluk vermektedir.

Yaşananlar inanılmazdır. Türk askeri; Türk askerini, polisini ve sivil vatandaşını vurmuş; polisiyle çatışmıştır. Tarihinin hiçbir döneminde baskı altına alınamayan yüce meclisimiz kendi savaş uçaklarımız, helikopterlerimiz tarafından vurulmuştur. Göz bebeklerimiz, ülkemizin güvenliğinin teminatı olan Hava Kuvvetlerinden, MİT karargâhına, Emniyet Teşkilatının Özel Harekât Merkezinden stratejik bir kurum olan TÜRKSAT Merkezine dek devletimizin tüm kilit noktalarındaki binalara acımasızca saldırılmış, şu ana kadar toplam 161 vatandaşımız, askerimiz ve polisimiz şehit edilmiştir.

Bu kalkışma, darbe girişiminden öte, kırk yıllık bir sürede uluslararası bir proje olarak oluşturulan FETÖ/PDY’nin milli iradeyi bertaraf ederek devletimizi içeriden “işgal etme” girişimi olarak değerlendirilmektedir.

Yapılanlar affedilmezdir. Bu sinsi terör örgütünün yaptıkları milletimiz tarafından asla unutulmayacak ve affedilmeyecektir.

Olaylar başladığında Sakarya’da bulunan Genel Başkanımız Ergün ATALAY, saat 01:00 de Sakarya Kent Meydanında yaklaşık 50 bin kişilik bir vatandaş grubuna hitap ederek TÜRK-İŞ’in 1 milyon işçisiyle bu darbenin sonuna kadar karşısında olduğunu, bu ülkenin kimsenin babasının çiftliği olmadığını haykırarak orada bulunan herkesin elinde bayraklarla sabaha kadar Valilik meydanında olacağını duyurmuştur.

TÜRK-İŞ Yönetimi, Başkanlar Kurulu, TÜRK-İŞ üyesi sendikalar, bir milyon TÜRK-İŞ üyesi işçi ve bu üyelerin 4 milyona yakın ailesiyle birlikte hep beraber ülkesinin, meclisinin ve milletinin yanındadır. Yanında kalmaya da devam edecektir.

Aziz milletimizin dik duruşuyla bu bela defedilme yoluna girmiştir. İşçilerimiz bu menfur kalkışma ve terör saldırısı bitene kadar meydanlardan ayrılmayacaklardır. Türk askerini Türk askerine kırdıran masum vatandaşların üzerinden tankla geçen, acımasızca bombardıman yaparak polislerimizi hunharca şehit eden hainlerin kökünün kurutulması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. TÜRK-İŞ ülkemizin huzur ve barışını hiç kimsenin bozmasına müsaade etmeyecektir.

Ülkemizin birliğini, bütünlüğünü ve demokratik yapısını yok etmeyi hedef alan bu menfur kalkışma ve terör saldırısını lanetliyoruz. Bu işin içinde olan tüm hainlerin tespit edilerek haklarında yasal işlemlerin başlaması memnuniyetle karşılanmakta, bir an önce hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları beklenilmektedir. Ayrıca devletimizin başta adli, mülki, askeri, istihbarat ve kolluk kuvvetleri olan emniyet, jandarma ve sahil güvenlik kurumları ile diğer kurumlarda yapılandıkları anlaşılan bu örgütten kurtulmak için ülkemizin bir an evvel hukuki yollarla iç temizlik yapması zorunludur.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu olarak, ülkemizin bu zor günlerinde devletimizin, milletimizin ve yüce meclisimizin bize ihtiyacı olduğu her noktada gerekli sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu tüm kamuoyuna duyuruyor; şehitlerimize Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kederli ailelere başsağlığı ve sabırlar diliyoruz “

DEMİRYOL-İŞ ‘DEN ÖNEMLİ MESAJ…

DEMİRYOL-İŞ olarak Milletimizin iradesine, hukukuna,birlik beraberliğine demokrasiye yapılan bu çirkin darbe girişimini şiddetle kınıyoruz…Milli iradenin üzerinde bir güç söz konusu değildir.Halkın iradesini bu tarz girişimlerle baltalamaya çalışanlar asla emellerine ulaşamayacaklardır.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM ve GENEL BAŞKANIMIZ ERGÜN ATALAY 13 MAYIS 2014 TARİHİNDEKİ MADEN FACİASI SONRASI HAYATINI KAYBEDEN 301 İŞÇİ İÇİN YAPTIRILAN MANİSA’NIN SOMA İLÇESİNDEKİ MADEN ŞEHİTLİĞİNİ ZİYARET ETTİ.

soma-faciasi

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM ve GENEL BAŞKANIMIZ ERGÜN ATALAY 13 MAYIS 2014 TARİHİNDEKİ MADEN FACİASI SONRASI HAYATINI KAYBEDEN 301 İŞÇİ İÇİN YAPTIRILAN MANİSA’NIN SOMA İLÇESİNDEKİ MADEN ŞEHİTLİĞİNİ ZİYARET ETTİ.


Türk İş Başkanı Ergün Atalay’ın daveti üzerine Soma’ya gelen Başbakan Yıldırım’ın yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen ziyaretine basın mensupları alınmazken, mezarlığa gelen vatandaşlar da üst aramasının ardından içeri alındı. Maden şehitliğinde hayatını kaybeden madenciler için dua eden Başbakan Yıldırım mezarlara karanfil bıraktı.

Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun…

bayram

GENEL BAŞKAN ATALAY SAKARYA’da İŞÇİLERLE BULUŞTU…

ergun-atalay-iftar


Genel Başkan Atalay 27.06.2016 tarihinde Demiryol-İş Adapazarı Şube tarafından düzenlenen iftar yemeğinde Demiryolcular ile bir araya geldi.

Programda konuşan Türk- İş Genel Başkanı Ergün Atalay, kıdem tazminatlarının kendilerinin kırmızıçizgisi olduğunun altını çizdi, daha sonra da taşeron ve geçici işçiler koşununda beklentilerin karşılanmadığını söyledi.

Atalay konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Kıdem tazminatında geriye gidişi kabul etmeyiz. 30 gün bizim kırmızıçizgimizdir. Buradan geriye gidiş söz konusu dahi olamaz. Türk-İş olarak olumsuz bir şeyin içinde olmayız. Asgari ücretliden 100 lira kesileceği söyleniyor. Türk-İş olarak buna da karşıyız.Taşeron belasının bu ülkenin kanayan bir yarası olduğunu dile getirdik. Her zaman ‘asıl iş’ ve ‘yardımcı iş’ ayrımı yapılmaksızın işçi statüsünde kadroya geçirilmesi gerektiğini vurguladık. Fakat gelinen nokta beklentilerimizi karşılamıyor. Biz ısrarı sürdüreceğiz.Kamuda binlerce kişi ‘geçici işçi’ statüsünde çalıştırılıyor. Tüm işkollarında, 5 ay 29 gün çalıştırılan işçilerin talepleri yerine getirilmelidir. Bilgi, beceri ve deneyimleriyle faydalı bu işçilerin daimi kadroya geçirilmeleri için gerekli düzenleme bir an önce yapılmalıdır.”

ANKARA (AA) – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Kıdem tazminatı bizim son kalemizdir.

haber-demiryolANKARA (AA) – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Kıdem tazminatı bizim son kalemizdir. Buradaki bir geriye gidişi kabul etmeyiz. Yapılacak düzenlemede hak kaybı olmayacaksa katkı sağlamaya hazırız” dedi.

Atalay, Türk-İş tarafından bir otelde basın mensuplarına verilen iftarda, kıdem tazminatıyla ilgili kimsenin işçilerin sabrını test etmemesi gerektiğini söyledi.

Türk-İş’in kıdem tazminatı konusunda tavrının gayet net olduğunu, 30 günün altındaki bir süreyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Atalay, şöyle konuştu:

“Kıdem tazminatı bizim son kalemizdir. Buradaki bir geriye gidişi kabul etmeyiz. Yapılacak düzenlemede hak kaybı olmayacaksa katkı sağlamaya hazırız. 30 gün bizim için kırmızı çizgidir. Buradan geri gitmeyeceğiz. Türk-İş olarak olumsuz bir şeyin içinde olmayız. Elbette kıdem tazminatını alamayan çalışanlarımız var. Mevcut çalışanların hak kaybı olmadan herkesin kıdem tazminatını almasını biz de istiyoruz.”

Kıdem tazminatının 15 milyon çalışanı ve gelecek nesilleri ilgilendirdiğine dikkati çeken Atalay, “Kıdem tazminatı gittikten sonra sendikacılık yapmanın da anlamı yok. Böyle bir şey olursa başta sendikacılar ceketini alıp gitsin. Benim kanaatim, kıdem tazminatında olumsuz bir şey olamayacağı yönünde.” diye konuştu.

– “Ha bire işçiyle uğraşıyorlar”

Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) tüm çalışanların otomatik olarak dahil olmasıyla ilgili tartışmalara da değinen Atalay, “Asgari ücretliden 100 lira kesileceği söyleniyor. Asgari ücretliden 100 lira kesilmesi doğru değil. Asgari ücretli çalışan için 10 lira bile çok önemli. Meclis’tekilerin başka işi yokmuş gibi ha bire işçiyle uğraşıyorlar. Kabinede işçi aleyhine çalışan kadrolu bakanlar var. Kimse huzurumuzu kaçırmasın.” değerlendirmesinde bulundu.

Taşeron işçilerin, “özel sözleşmeli personel” statüsünde istihdam edilmesiyle ilgili düzenlemenin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, “Taşeron işçilerinin sorununu her platformda 10 yıldır gündeme getiriyoruz. Her zaman ‘asıl iş’ veya ‘yardımcı iş’ ayrımı yapılmadan hepsinin kadroya alınmasını talep ettik. Gelinen noktada beklentilerimizi karşılamıyor. Çalışanların statülerinin değiştirilmesi kabul edilebilir bir şey değil. İşçi, işi yapanlar, işçi statüsünde kalmalı.” diye konuştu.

– “Asıl itirazımız öngörülemeyen işlerle ilgili”

Atalay, tüm itirazlarına rağmen esnek çalışma ilgili getiren düzenlemenin yasalaştığını anımsatarak, bu düzenlemede asıl itirazlarının öngörülemeyen işlerle ilgili madde olduğunu söyledi.

Söz konusu yasanın iptali için muhalefet partileri ile Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunacaklarını bildiren Atalay, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı vereceğine inandığını belirtti.

Tarafsız arabuluculuk sistemine yönelik de eleştirilerde bulunan Atalay, bu sistemin işçilerin aleyhine olduğunu vurguladı.

İftar programına, Genel Sekreter Pevrul Kavlak, Genel Mali Sekreter Ramazan Ağar, Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Eyüp Alemdar ve bağlı sendikaların genel başkanları da katıldı.