Genel Başkan Ergün Atalay İzmir Şube İşyerlerini Ziyaret etti…

haber

15.08.2017 tarihinde Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay, İzmir Metro, İZBAN ve TCDD çalışanları ile bir araya geldi.
İlk olarak Alsancak’ta İZBAN AŞ. makinist ve çalışanları ile buluşan Atalay, daha sonra Mevzuat Sekreterimiz İsmail Baygın, TCDD 3. Bölge Müdürü Selim Koçbay, İzmir Şube Başkanı Hüseyin Ervüz ,TCDD Taşımacılık İzmir Koordinatörü Müslüm Yurdakul , İzmir Şube Sekreterimiz İzzet Ceviz, İzmir Şube Mali Sekreterimiz Hamdullah Giral ve sendika temsilcileri ile Alsancak istasyondan İZBAN ile Halkapınar’a hareket etti.

Burada 3. Bölge Halkapınar Loko Bakım Atölye Müdürlüğünde demiryolu çalışanları ile biraraya geldi.
Üyelerimiz ile sohbet eden Atalay, Çalışma Hayatında yaşanan güncel konular hakkında bilgi verdi.

Aziz Milletimizin Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik gününü en içten duygularımızla kutluyoruz

“Devletimiz ve milletimizin istiklal ve istikbaline kastetmeye teşebbüs eden hain FETÖ terör örgütünün kanlı darbe girişimini tarihte eşi benzeri görülmedik bir kahramanlıkla bertaraf eden aziz milletimizin “15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün birinci yıl dönümünü kutluyoruz

 

15 Temmuz, Devlet içine sızmış, ülkemizi parçalamak ve milli iradeyi yok etmek isteyen hainlere karşı, yüce milletimizin sarsılmaz azmi, yüksek iradesi, vatanseverliği ve kahramanlığı ile kazanılmış tarihe altın harflerle yazılmış şanlı bir demokrasi zaferidir.

Büyük Türk Milleti tarihten gelen onurlu duruşunu bir kez daha göstererek sokaklarda kenetlenerek ve tüm değerlerine sahip çıkarak terör örgütü destekli bu darbe girişimine en büyük cevabı vermişlerdir. Türk halkının birlik ve beraberlik içerisindeki dayanışması ile 15 Temmuz darbe girişimi önlenmiştir. Türk halkı ülkemizi yeniden karanlık dolu günlere götürmek isteyen FETÖ zihniyetine karşı ülkemizin dört bir tarafında tek vücut olarak en başta milli iradeye, demokrasiye ve ülkemize sahip çıkma inancını tüm Dünya’ya bir kez daha göstermiştir.
15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır.

Bilinmelidir ki, Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, birliğine ve dirliğine yönelik hain saldırılara karşı, aziz Milletimiz, geçmişten aldığı ilhamla, milli birlik ve beraberlik şuuru içinde, hür ve bağımsız yaşama azim ve kararlılığını ilelebet sürdürecektir.

Her türlü zorlukları aşarak kurduğumuz Devletimizi, birlik ve beraberlik içinde, bin yıldan bu yana sürdürdüğümüz kardeşlik ruhuyla daha da yüceltmek ve güçlendirmek temel sorumluluğumuzdur. Bunun için, sosyal, kültürel, ekonomik ve diğer alanlarda bölgemizde ve dünyada gelişmiş ülkeleri aşmak için çok çalışmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz da Türk Milleti’nin varlığına ve istikbaline ağır bir darbe vurmak isteyenlere karşı gövdesini siper eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anarken, Aziz Milletimizin Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik gününü en içten duygularımızla kutluyoruz.”

 

 

DEMİRYOL-İŞ YÖNETİM KURULU

GREV HAKKI ANAYASAL BİR HAKTIR

Sayın Cumhurbaşkanımız, yabancı yatırımcılara hitap ettiği konuşmasında “Grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz” ifadesini kullanmıştır.

Grev hakkı, işçilerin büyük mücadeleler sonunda elde ettiği bir haktır. Onayladığımız uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır.

Anayasamızın da güvencesi altındadır. İşçiler, çalışma koşullarını, ekonomik ve sosyal durumlarını korumak ya da iyileştirmek isterler. Taleplerinin karşılanmaması durumunda, uyuşmazlığa düştükleri konuları kabul ettirmek için bir mücadele aracı olarak grev hakkını kullanırlar. Grev bizler için her zaman son çare olmuştur. Toplu iş sözleşmelerinin önemli bir bölümü her zaman taraflar arasında uzlaşma ile sonuçlanmaktadır.

Ülkemizde olağanüstü hal (OHAL) uygulamasının temel nedeni bilinmektedir. 15 Temmuz’da yaşanan hain kalkışmanın etkilerinin ve terörün ortadan kaldırılması öncelikli amaçtır.

Çalışanların gelir ve iş güvencelerini korumak, geçim koşullarını iyileştirmek amacıyla uyguladıkları greve müdahale bazı kötü niyetli işverenleri cesaretlendirecek, işçi hak ve özgürlüklerine karşı olumsuz tutumlarını sürdürmeye neden olacaktır.

İşçi ve işverenin karşıt çıkarlarının dengeli ve adil biçimde düzenlenmesi öncelikli yaklaşım olmalıdır. Uluslararası rekabet gücü, emek maliyetini daha da düşürecek yaklaşımlarla sağlanamaz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Ergün ATALAY

TÜRK-İŞ Genel Başkanı

KAMU KESİMİ TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİNDE ANLAŞMA SAĞLANDI

B0EYLH6KFATK
TÜRK-İŞ ile Hükümet arasında yürütülen müzakereler sonucunda, kamu kesimi toplu iş sözleşmelerinde anlaşma sağlanarak, çerçeve protokolü imzalandı.

İlk Yıl 1. 6 ay zammı: % 7.5
İlk Yıl 2. 6 ay zammı: % 5 +Enflasyon Farkı
2. Yıl İlk 6 ay zammı: % 3.5 +Enflasyon Farkı
2. Yıl 2. 6 ay zammı: % 3.5 +Enflasyon Farkı
-Ayrıca Denge ödeneği: 500 TL’ den 750 TL’ye yükseltildi.
-Brüt 3 bin liranın altında maaş alanlara da 90 lira ilave artış yapılacak.

Kamu kesimi işyerlerinde çalışan yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan ‘Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’, Başbakan Binali YILDIRIM, Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet MÜEZZİNOĞLU, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY, TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu Üyeleri, TÜRK-İŞ Koordinasyon Kurulu Üyeleri ve çok sayıda uzmanların katılımıyla Başbakanlıkta gerçekleştirilen törenle imzalandı.

ÇERÇEVE PROTOKOLÜNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bayram Tebriği

bayram

Kadir Geceniz Mübarek Olsun

kadir-gecesi

Türkiye işçi delegesi ve TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’na (ILO) hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.

İLO

 

Cenevre’de düzenlenen 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda, ülkemizdeki çalışan kesimi temsil eden TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY bir konuşma gerçekleştirdi.

TÜRKİYE İŞÇİ DELEGESİ VE TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGÜN ATALAY’IN 106. ULUSLARARASI ÇALIŞMA KONFERANSINDA YAPTIĞI KONUŞMA

Sayın Başkan,

Değerli Delegeler;

Öncelikle konferans başkanlığına seçilmenizden dolayı sizi kutluyorum.

Geçen yıl bu salonda yaptığım konuşmada, terörün yaşandığı ülkelerde, çalışma hayatı ile ilgili sorunları konuşmaya imkân olmadığını belirtmiştim.

O konuşmamdan yaklaşık bir ay sonra ülkem, 15 Temmuz 2016 gecesi eşi benzeri görülmemiş bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır.

O günden bu güne, darbe girişiminde bulunan hainlerle mücadelemizi sürdürmekteyiz. Bu darbe girişimi tüm kesimleri olumsuz etkilediği gibi çalışma hayatına da büyük zararlar vermiş, çalışanların çözüm bekleyen sorunlarının ötelenmesine neden olmuştur. İşçi ve Memur sendikalarımızın sorunları yeni yeni gündeme taşınabilmektedir.

Darbe gecesi demokrasimize korumak için sokaklara çıkan, 20’si bu salonda bulunan sendikalara üye 249 insanımız şehit olmuştur. 2 binin üzerinde vatandaşlarımız ise yaralanmıştır.

Darbenin arkasındaki güç ise amacına ulaşmak için her yolu mubah gören ve kılıktan kılığa giren FETÖ terör örgütüdür. 40 yıldır farklı maske ve kimliklerle stratejik devlet kurumlarına sızan bu terör örgütü konusunda sizleri ve tüm dünyayı uyarmak isterim. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede faaliyet gösteren bu terör örgütüne karşı önlem almazsanız, 15 Temmuzda bizim başımıza gelenler sizin de başınıza gelecektir.

Kutsal Ramazan ayında bile Müslüman coğrafyasında patlamaya devam eden bombalar yüreğimizi yakmaya devam etmektedir.

Ülkemizde 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci ile ekmeğimizi paylaşırken, insan hakları ve demokrasiyi dillerinden düşürmeyip, 300 mülteciye dahi kapılarını kapatan bazı ülkelerin FETÖ’den kaçan yüzlerce haine kucak açması hayal kırıklığı yaratmaktadır.

Terör örgütlerine silah satarak veya siyasi destek vererek sahip çıkanlar, mültecilere ve mazlumlara sahip çıkarlarsa tüm dünya için daha hayırlı olacaktır. Dünyada pek çok insan açlıktan ölürken pek çoğu da tokluktan ölmektedir.

Ayrıca, FETÖ terör örgütü darbeden önce Konfederasyonumuz üyesi TÜMTİS sendikamızı da hedef almıştır. Sendikamızın 12 yöneticisi sadece işçileri örgütlendikleri için dörder yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkemede bu hükmü veren hâkimler şu anda FETÖ terör örgütü üyeliği nedeniyle tutuklanmışlardır.

Diğer taraftan suç işleyen bu örgüt üyelerinin hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları ve masum olduklarını iddia edenlerin hızlı ve adil bir şekilde yargılanmaları sağlanmalıdır.

Sayın Başkan,

Değerli Delegeler;

Türkiye’de her gün dört arkadaşımız iş kazası nedeniyle hayatını kaybetmektedir.  İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili raporda ifade edildiği gibi; Türkiye Soma Maden kazasının ardından 167 ve 176 Sayılı Sözleşmeleri onaylayarak, mevzuat konusunda önemli adımlar atmıştır. Ancak, devam eden kazaların önlenebilmesi için iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması ve uygulamada yaşanan sıkıntıların giderilmesi gerekmektedir.

Bu konuda sürdürülen çalışmaların daha etkin bir şekilde devam ettirilmesi işçilerimizi sağlığı ve güvenliği açısından son derece önemlidir. İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı ve İş Yeri Hekimi Çalıştırma zorunluluğu Kamu Kurumları ve 50’den az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerleri için 2020 yılına ertelendi. İSG konusu ertelenebilecek bir konu değildir.

Değerli Delegeler;

Dünya genelinde ortak bir sorun haline gelen işsizlik ülkemde de artış göstermektedir. Şu anda 4 milyon vatandaşımız işsiz olmakla birlikte işsizlik yüzde 13 seviyelerine ulaşmıştır. Hükümetimizin yeni iş olanaklarının oluşturması vasıtasıyla istihdamı artırmaya yönelik girişimlerini destekliyor ve devam ettirilmesini talep ediyoruz.

Sendikal örgütlenme demokrasinin bir parçasıdır. Ülkemde sendikal örgütlenmenin önündeki engeller halen varlığını sürdürmektedir. Sendikal örgütlenme oranı halen yüzde 11 gibi düşük bir seviyededir. Çalışanların istedikleri bir sendikaya üye olmaları anayasal bir haktır. Ne yazık ki bu hak bazı belediye ve kamu kuruluşlarınca engellenmektedir. Bazı idareciler kendi istedikleri sendikalara üye olmaları için çalışanlar üzerinde baskı kurmaktadır. Sendikal ayrımcılığa derhal son verilmelidir.

Sayın Başkan, Değerli Delegeler,

Genel Direktörün Yeşil İşler ile ilgili raporunu destekliyoruz. Büyüme ve gelişme arasında güçlü ve dengeli ilişki kurulmalıdır.  Yeşil üretime geçişle birlikte, çevre ve iklim korunacak aynı zamanda insan onuruna yakışır ve kaliteli yeni iş olanakları oluşturulacaktır.

ILO Avrupa Bölge Konferansı’nın bu yıl Ekim ayında İstanbul’da yapılması kararlaştırılmıştır. Bölge Konferansının ülkemizde yapılacak olması Türkiye’deki tüm sosyal taraflar açısından büyük bir önem taşımaktadır. İşçi kesimi olarak bölgesel konferansın ülkemdeki çalışma hayatına, işçi hak ve özgürlüklerine olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum.

Bölge Konferansının yeri konusunda kimse tereddüt etmesin. Londra, Paris ya da Brüksel ne kadar güvenli ise İstanbul da o kadar güvenlidir.

Savaşların, zulümlerin, sona erdiği, demokrasinin tüm kuralları ile işletildiği, ülkeleri yönetenlerin adalet ve merhamet duyguları ile hareket ettiği bir dünya temennisi ile Genel Müdüre ve ILO çalışanlarına başarılar diliyor, beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.