Çanakkale’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlaması yapan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın konuşması…

2054610_0

Çanakkale’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlaması yapan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Kıdem tazminatımıza göz dikenlere buradan Çanakkale iskele meydanından bir şey ifade ediyorum. Yapamazsınız, yaptırmayız. Özellikle Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek’e sesleniyorum. İkide bir televizyonlara çıkıp, moralimizi bozma, huzurumuz kaçırma, moralimiz bozuyor, huzurumuzu kaçırıyor, iş yerlerinde motivasyonumuz düşüyor. Evimizde ailemizde huzurumuz kaçıyor. Sayın Şimşek huzurunu bozarız.” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanından otobüslerle Çanakkale’ye gelen sendika üyeleri, sabah saatlerinden itibaren kordonda toplandı. Ellerine sendika ve Türk bayrakları ile alanları dolduran işçiler, programı başlamasını halay çekerek bekledi. Daha sonra yöneticilerin gelmesi ile program başladı. Saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından alanı dolduran işçilere Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay konuşma yaptı.

“AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, ÜLKEMİZİ KARIŞTIRMAYIN”

Kutlama yeri olarak özellikle Çanakkale’yi seçtiklerini açıklayan Atalay, “Türk-İş 1 Mayıs’ı bir alanda kutlaması lazımdı. Her gün ortalama 6 şehidimizin geldiği ülkemizde, şuanda Çanakkale Savaşı halen daha devam ediyor. Katiller bugün Antep’te. Katiller bugün 3 tane askerimizi şehit ettiler. Bugün Antep’te polislerimizi, sivil vatandaşlarımızı şehit ettiler. Dışarıdaki insanlarla birlikte ülkeyi karıştırmaya devam ediyorlar. Vatan yoksa, ülke yoksa, sendika da yok, parti de yok, dernek de yok, oda da yok. Yaşmak yok, yaşamak. Onun için buradan Türkiye’ye sesleniyorum. Hainlere sesleniyorum. Onun ağ babalarına sesleniyorum. Aklınıza başınıza alın. Bundan 101 yıl evvel, yokluklarla, noksanlıklara savaş eden dedelerimiz karşıki alanlarda yatıyor. Ülkemizi karıştırmayın. Ülkemizi bölmeye gayret etmeyin. Bundan 100 sene evvel dedelerimiz buna fırsat vermedi. İmkan vermedi. Biz vermeyiz. Türk-İş’in üyeleri izin vermez. Annelerimiz vermez. Bu ülke için kafamızı da kellemizi de veririz.” dedi.

“SAYIN ŞİMŞEK HUZURUNU BOZARIZ”

Daha sonra sözü kıdem tazminatına getiren Atalay, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in ikide bir bu konuyu gündeme getirmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Atalay sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıdem tazminatı her sene pişirilip pişirilip, ülkenin gündemine getiriliyor. Bu alanda bulunanlar en fazla 2 milyon TL ücret alıyorlar. 30 sene çalışıyorlar. 30 sene sonra aldığı tazminat 80 milyon TL. 2 milyondan 2 lira para biriktirme imkanımız yok. 80 milyonun çok olduğunu söyleyenler kıdem tazminatımıza göz dikenlere buradan Çanakkale iskele meydanından bir şey ifade ediyorum. Yapamazsınız, yaptırmayız. Özellikle Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek’e sesleniyorum. İkide bir televizyonlara çıkıp, moralimizi bozma, huzurumuz kaçırma, moralimiz bozuyor, huzurumuzu kaçırıyor, iş yerlerinde motivasyonumuz düşüyor. Evimizde ailemizde huzurumuz kaçıyor. Sayın Şimşek huzurunu bozarız. Esnek çalışma diye 3 aydır önümüze bir şeyler getirdiler. Kiralık işçilik. Adı bile kötü, kiralık siyasetçi, kiralık vatandaş, böyle bir söylem olur mu? Bununla ilgili ülkeyi yönetenlere 3 aydır Türk-İş yönetimi, Türk-İş Başkanlar Kurulu, sizler illerinizde alanlarınızda anlattınız. Bundan vazgeçin. Kiralık işçilik olmaz. Esnek çalışma olmaz. Böyle bir çalışma şartı şekli olmaz. Dünya bundan vazgeçiyor. Bir an evvel bundan vazgeçi n. Esnek çalışmayla ilgili de huzurumuzu bozmayın.”

Türk-İş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Ergün Atalay: “Esnek Çalışma” Suistimale Açık…

12985356_1598083957180440_3120499096522760643_nANKARA (AA) – ÖZCAN YILDIRIM – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulmasını sağlayan yasa tasarısının çok sayıda çalışanı kapsamasının esnek çalışmayı suistimale açık hale getirdiğini belirterek “Esnek çalışmayla ilgili yasa tasarısı bu haliyle yasalaşırsa çalışma hayatı büyük yara alır.” değerlendirmesini yaptı.
Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değiliklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın sendikaların tüm itirazlarına rağmen komisyondan geçtiğini söyledi.


Tasarının özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulmasına imkan sağladığını belirten Atalay, çalışma hayatına esneklik getirecek düzenlemenin mevcut haliyle çalışanların geneli için olumsuzluklar içerdiğini öne sürdü.
Söz konusu olumsuzluklara rağmen sosyal güvenceden yoksun kesimlerin esnek çalışma kapsamında güvenceye kavuşturulmasına karşı olmadıklarını vurgulayan Atalay, “Esnek çalışmanın mevsimlik tarım işçileri, yaşlı bakımı ve ev işlerinde çalışan kadınlar ile askerden yeni dönmüş gençlerimizi kapsamasına karşı olmadığımız gibi bilakis destekliyoruz.” dedi.

– “Uyarılarımızı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz”
Tasarının, çalışanlara karşı sorumluluğu işverenden alıp özel istihdam bürolarına verdiğine dikkati çeken Atalay, şöyle devam etti:
“Daha önce defalarca söylediğimiz şeyi her seferinde tekrar ediyorum. Kiralık işçilik, bu ülkenin başına taşeron işçilikten daha beter bela olacak. Her şeyden önce özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulmasını sağlayan düzenlemenin kapsadığı çalışan sayısı çok geniş. Bu durum, esnek çalışmayı suistimale açık hale getiriyor. Sendikaların bir görevi çalışanı korumaksa bir görevi de hükümetleri uyarmaktır. Esnek çalışmayla ilgili yasa tasarısı bu haliyle yasalaşırsa çalışma hayatı büyük yara alır. Hükümetin bunları görmesi için gerekli uyarılarımızı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.”


– “Çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın ücret garantileri sağlanmalı”
Atalay, gerekli koşullar oluşmadığı halde esnek çalışma imkanından faydalanarak işçi kiralayan işverenlere idari para cezası uygulanması gerektiğini savunarak şunları kaydetti:
“Esnek çalışmaya dahil olan her işçi, çalışmaya başladığı ilk günden itibaren geçici işverenin işçisi sayılmalı. Özel istihdam büroları ile geçici işveren arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk esası benimsenmeli. Bununla birlikte bu işçilerin özel istihdam bürosu bünyesinde işçi olarak bulundukları süre boyunca fiilen çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın ücret garantileri sağlanmalı.”

Kiralık İşçiliğe Hayır

image

3 Mart 1992 tarihinde Türkiye’nin Zonguldak ilinin Kozlu ilçesindeki taş kömürü maden ocağında saat 19.45 – 20.00 arasındaki zincirleme grizu patlamaları nedeniyle meydana gelen maden faciası nedeniyle yaşamını yitiren 263 madenci kardeşimizi rahmetle anıyoruz.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve beraberindeki heyet Hatay Valisi Ercan Topaca’yı makamında ziyaret ederek, yaptıkları yardımları teslim etti.

ATALAY: “Türkiye yoksa hiç birşeyi konuşmanın anlamı yok”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve beraberindeki heyet Hatay Valisi Ercan Topaca’yı makamında ziyaret ederek, yaptıkları yardımları teslim etti.


 

Vali Topaca, yaptığı konuşmada Suriye’deki iç savaştan dolayı sıkıntılı bir süreçten geçildiğini ve bu süreçten en çok etkilenen illerden birisinin Hatay olduğunu belirtti.

Hatay’ın Suriye’deki olayların ortaya çıkmasından itibaren Türkiye’ye ilk girişlerin yaşandığı ve halen Suriye’de evinden olmuş insanların geldiği bir noktada olduğunu ifade eden Topaca, şöyle devam etti:

“Son bir haftada Bayırbucak’tan ülkemize ciddi bir Türkmen ve o bölgede bulunan Arap kökenli kardeşlerimizi kabul ediyoruz. Bir hafta içerisinde şu ana kadar aldığımız kişi sayısı 6 bini geçti. Bunların yerleştirilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması, kimliklerinin verilmesi, parmak izlerinin alınması hepsi ayrı bir operasyondur. Dolayısıyla bu yükün taşınmasında devletimiz olağanüstü bir gayret gösteriyor. Hiçbir şekilde tasarrufu ve parayı düşünmüyoruz. İhtiyaç ne ise hükümetimizden aldığımız talimat doğrultusunda onu yapıyoruz. Tabi bu yükün taşınmasında sivil toplumun, meslek kuruluşlarının, sendikaların yapacağı katkı önemlidir. Türk-İş’ten böyle bir dönemde bizden herhangi bir katkı talebi olmadan kendilerinin düşünerek böyle bir karar almaları çok anlamlıdır.”

Topaca, Türkiye’nin her tarafından insanların elindeki ve avucundakini Türkmenlerle paylaşmak suretiyle olağanüstü yardım seferberliği yaptıklarını kaydetti.

Türk-İş Genel Başkanı Atalay ise 6 Aralık tarihinde gerçekleştirdikleri genel kurulda Bayırbucak Türkmenlerine yardım kampanyası başlatma kararı aldıklarını söyledi.

Kampanya kapsamında sendikalarına bağlı bölgelerde ve illerde üyelerinin üzerlerine düşen görevi yaptığını aktaran Atalay, “Bayırbucak Türkmenleri bizden bir parçadır. Biz de Türkmen kardeşlerimizin yanına giderek onları ziyaret etmek istedik. Türkiye varsa partiler, sendikalar, dernekler, odalar var. Türkiye yoksa hiç birşeyi konuşmanın anlamı yok” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Atalay, yaptıkları 300 bin liralık yardım çekini Vali Topaca’ya teslim etti.