27540121_1979340175721481_1502451794211663087_n

Genel Başkan Ergün ATALAY, 5 Şubat 2018 Pazartesi günü Azerbaycan Hemkarlar İttifakları Konfederasyonu (AHİK)’in 5. Olağan Genel Kuruluna katıldı.

27540121_1979340175721481_1502451794211663087_n


Genel Başkan Ergün ATALAY, 5 Şubat 2018 Pazartesi günü Azerbaycan Hemkarlar İttifakları Konfederasyonu (AHİK)’in 5. Olağan Genel Kuruluna katıldı.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen AHİK 5. Olağan Genel Kurulu’na katılan Genel Başkan Ergün ATALAY, burada TÜRK-İŞ Konfederasyonu adına bir konuşma gerçekleştirerek genel kurula hitap etti.

ATALAY, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Değerli kardeşlerim, kardeş kelimesinin en güzel anlamını bulduğu başka bir ülke var mıdır bilemiyorum. Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dediği gibi “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir”. Biz hep böyle bildik.

Azerbaycanlı kardeşlerimizi hiçbir zaman kendimizden farklı görmedik, sevincine sevindik, kederine üzüldük. Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine her daim “Bir Millet İki Devlet” gözüyle baktık. Aramızda mesafeler olmasına rağmen dar günlerimizde bir ve beraber olmayı başardık.

AHİK ve TÜRK-İŞ arasındaki ilişkileri de en güzel “Kardeş” kelimesi tanımlar. İki kardeş Konfederasyon her platformda devam eden işbirliklerini güçlendirecek ve devam ettirecektir.

TÜRK-İŞ uluslararası arena da Dağlık Karabağ sorununun tanınması, Hocalı katliamının katliam olarak yurtdışında duyulması için her zaman yanınızda olacaktır. Ortak değerlere, tarihe, kültüre, dine, dile dayalı bu kardeşlik ilelebet devam edecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle 5. AHİK Kongresinin hayırlara vesile olmasını temenni eder, değerli kardeşim Settar Bey’e ve yönetimine başarılar dilerim”

5sFxNk8ZqytI

GENEL BAŞKAN ATALAY AÇIKLAMALARDA BULUNDU

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu 23.Dönem 13. Toplantısını 26 Aralık 2017 Salı günü Ankara’da olağanüstü olarak tek gündemle toplandı.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY toplantının ardından bir basın açıklaması gerçekleştirdi. ATALAY, TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu’nun ardından düzenlediği basın toplantısında, Başkanlar Kurulu’nun birinci gündem maddesinin taşeron işçilerin kadro düzenlemesi olduğunu söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY, Kamu İktisadi Teşebbüslerindeki (KİT) taşeron işçilerin kadro durumuyla ilgili, “1 milyon 20 bin insanın kadroya girdiği yerde 50 bin insanımız kadroya girmiyor.Böyle olunca 1 milyon 20 bin kişinin kadroya girmesi, kadroya girmeyen 50 bin kişinin gölgesinde kalıyor.” dedi.

Kadro kapsamına dahil edilmeyen 69 ayrı kurumda toplam 50 bin çalışanın bulunduğunu aktaran ATALAY, şunları kaydetti: 

“1 milyon 20 bin insanın kadroya girdiği yerde 50 bin insanımız kadroya girmiyor. Böyle olunca 1 milyon 20 bin kişinin kadroya girmesi, kadroya girmeyen 50 bin kişinin gölgesinde kalıyor. 1 milyon 20 bin kişinin kadroya alınmasıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanına ve Başbakana, Meclis’teki bütün siyasi partilere mesele sonlandırıldığı için teşekkür ediyorum. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu olarak 50 bin kişi ile ilgili kadro talebinin de biran evvel çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz.”

ATALAY, kadro düzenlemesiyle ilgili 15 Aralık’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile görüştüğünü belirterek, “Sayın Bakan KİT’lerle ilgili büyük bölümünü halledeceğini, kimseyle konuşmanın gerek olmadığını ifade etti. Aradan 10 gün geçti, Pazar günü açıklanan Kanun Hükmünde Kararnamede KİT’ler yok. Kadro düzenlemesi Kanun Hükmünde Kararnamede yayımlanmayıp, Meclis’e gelseydi bu sıkıntıları, bu problemleri anlatma imkânı bulurduk.” dedi.

“50 bin kişiyle ilgili akşam iç açıcı bir haber almadık”

TÜRK-İŞ yönetimi olarak dün akşam Başbakan Binali YILDIRIM ile görüştüklerini anımsatan ATALAY, “Bir buçuk saatlik görüşme yaptık. KİT’leri ifade ettik, Kanun Hükmünde Kararnameden dolayı imtihanların şeklini sorduk. Bu imtihanlarla ilgili hiçbir sıkıntı olmayacağını, bu imtihanların güvenlik soruşturmasından ibaret olduğunu ifade etti. Bunun dışında asgari ücreti konuştuk. Bin 983 liralık talebimizi orada da dile getirdik.” bilgisini verdi.

Bir basın mensubunun, görüşmede KİT’lerdeki çalışanların kadro durumunun gündeme gelip gelmediğini sorması üzerine ATALAY, “50 bin kişiyle ilgili açıkladığımızın dışında başka kimseyi şu anda kadroya almayı düşünmüyoruz. ‘Ekonomi yönetiminin verdiği rapora göre hareket edildi’ denildi. 50 bin kişiyle ilgili akşam net, müspet ve iç açıcı bir haber almadık.” diye konuştu.

ATALAY, bu çalışanlarla ilgili TÜRK-İŞ olarak hangi girişimlerde bulunacaklarının sorulması üzerine ise “Nasıl taşerona kadroyu 10 senedir konuştuysak, 50 bin çalışanın kadro sorunu da çözülene kadar konuyu kamuoyunun gündemine getirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının taşerona kadro düzenlemesiyle ilgili Üçlü Danışma Kurulunu toplamamasını eleştiren ATALAY, düzenlemeyle ilgili 12 olduğu söylenen maddelerin ikisinin hala kamuoyuyla paylaşılmadığını savundu.

“Zenginin vermediği vergiyi asgari ücretli veriyor”

ATALAY, ücretli çalışanların ağır vergi yüküyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, çalışanların ocak ayında aldığı ücreti vergi kesintileri nedeniyle aralık ayında alamadığını söyledi.

Ocak ayında net 2 bin 500 lira ücret alan bir çalışanın vergi kesintileri nedeniyle aralık ayında yaklaşık 350 lira düşük ücret aldığını belirten ATALAY, “Bu durumda yaptığımız toplu iş sözleşmesinin hiçbir anlamı yok. Bize ocak ayında verilen ücreti aralık ayında da versinler, boş yere toplu iş sözleşmesi yapmayalım. 2 bin 500 liralık ücrette 350 liralık kayıp oldukça fazla. Onun için çok kazanandan çok vergi alsınlar, düşük ücretliden vergi almasınlar. Zenginin vermediği vergiyi asgari ücretli veriyor. Bu ülkenin biran önce ücretlilerle ilgili vergi düzenlemesine ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.
“Lütfen işçi arkadaşlarımızı serbest bıraksınlar”

Son dönemde sendikal örgütlenmelerinin önünde bazı engellerin söz konusu olduğunu dile getiren ATALAY, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kamu kurum ve kuruluşlarında sıkıntımız yıllardır devam ediyordu. Bu kervana şimdi üniversiteler katıldı. Gazi Üniversitesinde, Niğde’de, Akdeniz Üniversitesinde iş yerindeki işçilere memur sendikaları ile işçi sendikaları beraber gidip ‘bu sendikaya üye olmazsanız kadro alamazsınız. Bu imtihan, bunun için’ gibi akıl tutulması söylemler devam ediyor. Lütfen iş yerlerindeki işçi arkadaşlarımızı serbest bıraksınlar. Kim, hangi sendikaya üye olmak istiyorsa üye olsun. Özellikle memurlar, belediye başkanları, siyasiler, üniversitedeki öğretim üyeleri bu işe müdahale etmesinler.

Bununla ilgili elimizde ses ve görüntü kayıtları var. Bu Türkiye’ye yakışmıyor. Bu konudaki rahatsızlığımızı dün Başbakan’a ifade ettik. Şimdi de tüm kamuoyuyla paylaşıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.


Taşeron işçilerle ilgili düzenlemeye de değinen ATALAY, şu bilgileri verdi:

“Bugün geldiğimiz noktada KİT’lerdeki problemin de büyük bölümünün çözüleceği gözüküyor. Sayın Çalışma Bakanı bununla ilgili sizlere açıklama yapacaktır diye düşünüyorum. KİT’lerde demiryollarında, PTT’de değişik kurumlarda problem vardı. Bunlarla ilgi Başbakanın talimat neticesinde Maliye ile Çalışma bakanlıkları bir çalışma yürütüyor. Bugün Sayın Çalışma Bakanı iile da beraberdik. Bununla ilgili problem olmayacağını söylediler. Ama sonucu görmek için Sayın Bakanın yapacağı açıklamasını bekleyeceğiz.”

KİT’lerdeki çalışanların kadroya alınıp alınmayacağına dair kamuoyunda büyük bir merak olduğunu ifade eden ATALAY, “Bunların kadroya geçmesiyle ilgili hükümet çalışma yapıyor. Bu çalışanların bu kapsamın dışında olmadığını şu anda ben düşünüyorum. Resmi açıklayan Sayın Bakanın yapması lazım” dedi.

Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinde sınav şartına da değinen ATALAY, “Biz sınavın işçilerin kadroya geçirilmesinde engel olduğunu düşünmüyoruz. Bu vasıfları kim karşılıyorsa, kim 12 ay çalışıyorsa bunlar kadroya alınacak. Bununla ilgili tereddüt var ama bu tereddüte gerek yok.” dedi.

D6FCEF82-8047-416B-B4FB-1F5F28FC6627

Genel Başkanımız Ergün Atalay’dan Açıklama…

ATALAY, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugünün çalışma hayatı açısından önemli bir gün olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından taşeron işçilere verilen kadro müjdesinden memnun olduklarını söyledi.

Genel Başkan Ergün ATALAY taşeron işçilerin kadroya alınması kararıyla ilgili, “Uzun yıllardır çalışma hayatının en büyük sorunlarından biri olan taşeron işçiliğin ortadan kaldırılması yönündeki kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Taşeron işçilerin kadroya alınması yönünde verdiğimiz mücadelenin başarıya ulaşmasının mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

Müjdenin 850 bin taşeron işçi ile bu işçilerin aileleri göz önünde bulundurulduğunda, yaklaşık 4,5 milyon kişiyi doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan ATALAY, şunları kaydetti:

“Taşeron işçilik büyük bir sorundu. Bu sorunun ortadan kaldırılması için önemli mücadeleler verdik. Sorunu sürekli gündemde tuttuk. Bunun neticesinde ilk olarak dört yıl önce Karayolları Genel Müdürlüğünde Yol-İş Sendikamıza üye 10 bine yakın işçi arkadaşımızın kadroya geçirilmesini sağladık. Bunun ardından siyasi partiler, taşeron işçilere kadro vaadine seçim programlarında yer vermeye başladı. Bugün gelinen noktada uzun yıllardır çalışma hayatının en büyük sorunlarından biri olan taşeron işçiliğin ortadan kaldırılması yönündeki kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Taşeron işçilerin kadroya alınması yönünde verdiğimiz mücadelenin başarıya ulaşmasının mutluluğunu yaşıyoruz.”

– “Talebimiz geçici işçilerin kurumlarında 12 ay üzerinden çalışmaları”

ATALAY, şeker fabrikaları başta olmak üzere çay işletme, demiryolları ve orman işlerinde çalışan mevsimlik işçilerin istihdam sürelerinin artırılmasının uzun yıllardır talepleri arasında yer aldığını belirterek, 5 ay 29 gün olan çalışma sürelerinin yeni düzenlemeyle 9 ay 29 güne yükseltileceğini kaydetti.

Söz konusu 9 ay 29 günlük sürenin önemli olduğunu ancak beklentilerini karşılamadığını ifade eden ATALAY, “İlgililerle bu süreyi tekrar konuşacağız. Talebimiz geçici işçilerin kurumlarında 12 ay üzerinden çalışmaları. Kadro olmuyorsa bu ikinci talebimizin hayata geçmesi gerekiyor.” dedi.

ATALAY, 4/C statüsündeki çalışanların 4/B statüsüne geçirilecek olmasını olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.

Sendikal örgütlemenin önündeki engellerin de ortadan kaldırılması gerektiğini dile getiren ATALAY, şunları söyledi:

“Bazı sendika yetkilileri illerde, belediyelerde, kamu kuruluşlarında ‘Biz hükümetin sendikasıyız, bizim sendikamıza üye olmanız gerekiyor, üye olmazsanız kadroya geçemezsiniz’ gibi kelimeler sarf ediyorlar. Bu tür söylemlerde bulunanların bu konuşmalardan vazgeçmeleri gerekmektedir. Bu söylem akıl tutulmasıdır ve akıllı bir söylem değildir. Bu tür söylemlerde bulunanların da söylemlerinin yalan olduğu açık ve net bir şekilde ortadadır. İşçinin sendikası olur, ülkenin sendikası olur. Hiçbir belediyenin, siyasi partinin, patronun sendikası olmaz. Olursa da onun adı sendika olamaz.” dedi.

Genel Başkan Ergün ATALAY, ayrıca kadroya geçen taşeron işçilerine 52 gün üzerinden gerçekleşen ilave tediye (ikramiye) müjdesini verdi.

24-kasim

Demiryol-İş Sendikası Yönetim Kurulu 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

Yönetim Kurulu mesajında şu ifadelere yer verildi;

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e “Başöğretmen” ünvanı veriliş tarihi olan 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlerimize, “Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözleri, Türk öğretmenine duyduğu güvenini ve beklentiyi ifade etmektedir. Bu sorumlulukla çağdaş uygarlığa ulaşmada kendilerine büyük görevler düşen öğretmenlerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin bağımsızlığını sonsuza kadar savunacak ve yaşatacak nesilleri yetiştirmek için, her türlü fedakârlıkta bulunmaya devam edeceklerdir.

Öğretmenler aydınlığın simgesi, toplumun bütün kesimlerine yol gösteren birer önderdir. Bireylerin yetişmesinde büyük rol üstlenen ve bizleri geleceğe hazırlayan fedakârca çalışan vatan sevdalısı kahramanlardır. Bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek kadar saygın, çok özel, çok yüce bir meslek sahipleridir. Öğretmenlik, emek, özveri, sabır ve hoşgörü isteyen, öğreten ve öğrenen arasında güven ve sevgi ilişkisine dayanan bir meslektir. Topluma hizmet veren her mesleğin saygın olduğu bir gerçektir. Bütün meslek mensuplarını yetiştirip hayata hazırlayan öğretmenlik mesleği ayrı bir kutsallık taşımaktadır. Öğretmenlerimiz sevgi ve fedakârlık gerektiren ağır bir sorumluluk gerektiren kutsal bir görev yapmaktadırlar.

Ülkemizin her köşesine ulaşarak fedakârlıkların en büyüğünü gösteren, eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyip ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarma gayreti gösteren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, bu vesile ile Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm vefat eden ve şehit olan öğretmenlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan tüm öğretmenlerimize de en içten sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.”

1

TÜRK-İŞ’TEN GEÇİCİ İŞÇİLER HAKKINDA YAZI

TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, kamuoyunda geçici işçi olarak bilinen 5 ay 29 gün geçici iş pozisyonunda çalıştırılan işçiler hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’na yazı yazdı.

2

Yazıda şu ifadelere yer verildi;

“Çalışma hayatında çözüm bekleyen konulardan birisi de geçici işçilerin sorunlarıdır.

Bilindiği üzere, 2007 yılında çıkarılan 5620 sayılı Kanun’la, kamu kesiminde altı aydan fazla çalışan geçici işçiler daimi işçi kadrolarına alınmıştı. Ancak aynı kanunun geçici 1. Maddesiyle, 6 aydan daha az çalışan geçici işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçirilmeyeceği ve geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam olunacağı düzenlemesi yapılmıştır.

Kanun sadece 2006 yılında altı ay çalışanları kapsadığından, başta şeker fabrikalarında, tarım işletmelerinde, demiryollarında, bazı üniversitelerimizde ve orman idaresinde yıllardır çalışanlar kadroya alınmamıştır. Bu şekilde yirmi-yirmi beş yıl çalışmak durumunda olan işçiler mevcuttur. Halen devam eden bu haksızlığın ve mağduriyetin giderilebilmesi maalesef şimdiye kadar mümkün olmamıştır.

Geçici işçiler ilgili kanun gereği yılda en fazla 179 gün (5 ay 29 gün) çalıştırılmaktadır. Bu işçilerin emeklilik için gereken prim gün sayısını doldurabilmeleri de, kısa süreli bir başka iş bulup çalışabilmesi de, elde ettikleri ücret geliriyle bütün yıl geçinebilmeleri de zor olmaktadır.

Aslında geçici işçilerin çoğu kamunun asli işlerinde çalıştırılmaktadır. Bu işçiler altı aydan daha az çalıştırılırken, aynı iş için, daha sonra taşeron işçisi istihdam edilmektedir. Geçici işçilerin, çalıştıkları kurumun ihtiyaç duyduğu süreler için çalıştırılmaları esas olmalıdır. Böylece işçilerin sürekliliği sağlanacak ve çoğu işyerinde alt işveren uygulamasıyla hizmet alımı ihalesine gidilmesine de ihtiyaç kalmayacak, daha yüksek bir maliyet ödenmesine de gerek duyulmayacaktır.

Alt işveren (taşeron) işçilerinin istihdam şartlarının düzenlenmesi için çalışmaların kısa bir sürede sona erdirilmesi düşünülürken, kamuda çalışan geçici işçilerin sorunu da kapsama alınmalı, işçiler arasında aynım yapılmamalıdır. Yıllardır başarılı olarak çalışan, bilgi, beceri ve deneyimleri ile işyerine faydalı geçici işçilerin mağduriyetleri artık sona erdirilmelidir. Kuramlarının ihtiyaç duyduğu süre kadar (çalışmalarına sekiz ay ihtiyaç duyuluyorsa sekiz ay, on bir ay ihtiyaç duyuluyorsa on bir ay, on iki ay ihtiyaç duyuluyorsa on iki ay) istihdam edilmeleri uygun olacaktır.” denildi.