Türkiye işçi delegesi ve TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’na (ILO) hitaben bir konuşma gerçekleştirdi.

İLO

 

Cenevre’de düzenlenen 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda, ülkemizdeki çalışan kesimi temsil eden TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün ATALAY bir konuşma gerçekleştirdi.

TÜRKİYE İŞÇİ DELEGESİ VE TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGÜN ATALAY’IN 106. ULUSLARARASI ÇALIŞMA KONFERANSINDA YAPTIĞI KONUŞMA

Sayın Başkan,

Değerli Delegeler;

Öncelikle konferans başkanlığına seçilmenizden dolayı sizi kutluyorum.

Geçen yıl bu salonda yaptığım konuşmada, terörün yaşandığı ülkelerde, çalışma hayatı ile ilgili sorunları konuşmaya imkân olmadığını belirtmiştim.

O konuşmamdan yaklaşık bir ay sonra ülkem, 15 Temmuz 2016 gecesi eşi benzeri görülmemiş bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır.

O günden bu güne, darbe girişiminde bulunan hainlerle mücadelemizi sürdürmekteyiz. Bu darbe girişimi tüm kesimleri olumsuz etkilediği gibi çalışma hayatına da büyük zararlar vermiş, çalışanların çözüm bekleyen sorunlarının ötelenmesine neden olmuştur. İşçi ve Memur sendikalarımızın sorunları yeni yeni gündeme taşınabilmektedir.

Darbe gecesi demokrasimize korumak için sokaklara çıkan, 20’si bu salonda bulunan sendikalara üye 249 insanımız şehit olmuştur. 2 binin üzerinde vatandaşlarımız ise yaralanmıştır.

Darbenin arkasındaki güç ise amacına ulaşmak için her yolu mubah gören ve kılıktan kılığa giren FETÖ terör örgütüdür. 40 yıldır farklı maske ve kimliklerle stratejik devlet kurumlarına sızan bu terör örgütü konusunda sizleri ve tüm dünyayı uyarmak isterim. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede faaliyet gösteren bu terör örgütüne karşı önlem almazsanız, 15 Temmuzda bizim başımıza gelenler sizin de başınıza gelecektir.

Kutsal Ramazan ayında bile Müslüman coğrafyasında patlamaya devam eden bombalar yüreğimizi yakmaya devam etmektedir.

Ülkemizde 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci ile ekmeğimizi paylaşırken, insan hakları ve demokrasiyi dillerinden düşürmeyip, 300 mülteciye dahi kapılarını kapatan bazı ülkelerin FETÖ’den kaçan yüzlerce haine kucak açması hayal kırıklığı yaratmaktadır.

Terör örgütlerine silah satarak veya siyasi destek vererek sahip çıkanlar, mültecilere ve mazlumlara sahip çıkarlarsa tüm dünya için daha hayırlı olacaktır. Dünyada pek çok insan açlıktan ölürken pek çoğu da tokluktan ölmektedir.

Ayrıca, FETÖ terör örgütü darbeden önce Konfederasyonumuz üyesi TÜMTİS sendikamızı da hedef almıştır. Sendikamızın 12 yöneticisi sadece işçileri örgütlendikleri için dörder yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkemede bu hükmü veren hâkimler şu anda FETÖ terör örgütü üyeliği nedeniyle tutuklanmışlardır.

Diğer taraftan suç işleyen bu örgüt üyelerinin hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları ve masum olduklarını iddia edenlerin hızlı ve adil bir şekilde yargılanmaları sağlanmalıdır.

Sayın Başkan,

Değerli Delegeler;

Türkiye’de her gün dört arkadaşımız iş kazası nedeniyle hayatını kaybetmektedir.  İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili raporda ifade edildiği gibi; Türkiye Soma Maden kazasının ardından 167 ve 176 Sayılı Sözleşmeleri onaylayarak, mevzuat konusunda önemli adımlar atmıştır. Ancak, devam eden kazaların önlenebilmesi için iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması ve uygulamada yaşanan sıkıntıların giderilmesi gerekmektedir.

Bu konuda sürdürülen çalışmaların daha etkin bir şekilde devam ettirilmesi işçilerimizi sağlığı ve güvenliği açısından son derece önemlidir. İş Sağlığı Güvenliği Uzmanı ve İş Yeri Hekimi Çalıştırma zorunluluğu Kamu Kurumları ve 50’den az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerleri için 2020 yılına ertelendi. İSG konusu ertelenebilecek bir konu değildir.

Değerli Delegeler;

Dünya genelinde ortak bir sorun haline gelen işsizlik ülkemde de artış göstermektedir. Şu anda 4 milyon vatandaşımız işsiz olmakla birlikte işsizlik yüzde 13 seviyelerine ulaşmıştır. Hükümetimizin yeni iş olanaklarının oluşturması vasıtasıyla istihdamı artırmaya yönelik girişimlerini destekliyor ve devam ettirilmesini talep ediyoruz.

Sendikal örgütlenme demokrasinin bir parçasıdır. Ülkemde sendikal örgütlenmenin önündeki engeller halen varlığını sürdürmektedir. Sendikal örgütlenme oranı halen yüzde 11 gibi düşük bir seviyededir. Çalışanların istedikleri bir sendikaya üye olmaları anayasal bir haktır. Ne yazık ki bu hak bazı belediye ve kamu kuruluşlarınca engellenmektedir. Bazı idareciler kendi istedikleri sendikalara üye olmaları için çalışanlar üzerinde baskı kurmaktadır. Sendikal ayrımcılığa derhal son verilmelidir.

Sayın Başkan, Değerli Delegeler,

Genel Direktörün Yeşil İşler ile ilgili raporunu destekliyoruz. Büyüme ve gelişme arasında güçlü ve dengeli ilişki kurulmalıdır.  Yeşil üretime geçişle birlikte, çevre ve iklim korunacak aynı zamanda insan onuruna yakışır ve kaliteli yeni iş olanakları oluşturulacaktır.

ILO Avrupa Bölge Konferansı’nın bu yıl Ekim ayında İstanbul’da yapılması kararlaştırılmıştır. Bölge Konferansının ülkemizde yapılacak olması Türkiye’deki tüm sosyal taraflar açısından büyük bir önem taşımaktadır. İşçi kesimi olarak bölgesel konferansın ülkemdeki çalışma hayatına, işçi hak ve özgürlüklerine olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum.

Bölge Konferansının yeri konusunda kimse tereddüt etmesin. Londra, Paris ya da Brüksel ne kadar güvenli ise İstanbul da o kadar güvenlidir.

Savaşların, zulümlerin, sona erdiği, demokrasinin tüm kuralları ile işletildiği, ülkeleri yönetenlerin adalet ve merhamet duyguları ile hareket ettiği bir dünya temennisi ile Genel Müdüre ve ILO çalışanlarına başarılar diliyor, beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nda TÜRK-İŞ’e Bağlı İşçiler Tandoğan Meydanı’nda buluştu…


 

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Türk-İş Konfederasyonu ve bazı sendikaların Anadolu Meydanı’nda düzenlediği kutlamalar şenlik havasında gerçekleştirildi.


İşçisinden emekçisine, memurundan öğrencisine binlerce yurttaş Ankara TandoğanMeydanı’nda 1 Mayıs‘ı coşkuyla kutladı.1 Mayıs  Kutlamalarına Şubelerimizden yoğun katılım sağlandı.

Kutlamalarda konuşma yapan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 15 Temmuz darbe girişimine vurgu yaparak, “Türkiye olmasa ne sendika olur ne dernek olur ne de örgütlenme olur” dedi.
Türk-İş’e bağlı sendikalar, Ulus’taki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde sabah saatlerinde toplanarak, mitingin yapılacağı Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Çeşitli pankart ve dövizleri taşıyan işçiler, ‘Yaşasın 1 Mayıs’, ‘Kıdem tazminatı kaldırılamaz’, ‘Taşeron işçiliğe hayır’ sloganları attı. Miting meydanına girişte işçiler, polisin oluşturduğu güvenlik noktalarında tek tek arandı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı mitinge Vatan Partisi ve Büyük Birlik Partisi üyeleri de destek verdi.

İşçiler  tarafından, “ Yaşasın 1 Mayıs’, ‘Taşerona geçit yok, güvenceli çalışma’, ‘Üreten Türkiye, birleşen Türkiye’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Vatan sana canım feda’, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganları atıldı.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk için ve bu ülkede dağ bayır demeden ülkemizi işgal etmeye çalışanlara karşı mücadelede şehit olan asker, polis, korucu ve emekçilerimiz için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.

TÜRK İŞ GENEL BAŞKANI: HER GÜN ORTALAMA 4 ARKADAŞIMIZ İŞ KAZASINA KURBAN GİDİYOR

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, burada yaptığı konuşmada, “Bütün siyasi partilere sesleniyorum. FETÖ’ye karşı PKK’ya karşı IŞİD’e karşı mücadelede yan yana gelmeyeceksiniz de ne zaman yan yana geleceksiniz? Her gün ortalama 4 arkadaşımız iş kazasına kurban gidiyor. Bu canlar bizim canlarımız. Bunun sorumlusu, ülkeyi yönetenler. Ülkeyi yönetenlere sesleniyorum. Ekilebilir tarım arazilerinde inşaat yaptırmayın. Yarın o topraklar zenginlere de lazım olacak. 16 Nisan’da referandum geçirdik. Geçici İşçililere ve Taşerona verilen kadro sözleri tutulması gerekmektedir.Artık referandum bitti. Bu ülkeyi yabancılara şikayet etmekten vazgeçin. Onlardan bize hayır yok.  51,5 da bizim 48,5 da bizim. Kol kola omuz omuza beraber olmak zorundayız.” dedi.

Konuşmasında hükümetine de seslenen Atalay, kıdem tazminatı ve çalışma koşullarında yapılan değişikliklerin işçinin haklarını gasp edeceğini savunarak, bu konuda geri adım atılmasını istedi. Miting, konuşmaların ardından sona erdi.

ATALAY YENİ YILA İŞÇİLERLE GİRDİ

C1CcwViW8AAaM9g NWcKVUOZzLgB
Türk-İş Genel Başkanı Ergün ATALAY, yeni yıla Sakarya ve Bolu’da işçileri ziyaret ederek girdi.

İlk ziyaretini Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ) Arıza Bakım Merkezi’ndeki gece mesaisindeki işçilere yapan ATALAY, işçilerin yeni yılını kutladı. İşçilerle bir süre sohbet eden ve ikram edilen çayı içen ATALAY, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

ATALAY, Sakarya ziyaretinin ardından Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet ARSLAN ile birlikte Bolu Dağı´nda karla mücadele çalışması yapan Karayolları işçilerini ziyaret ederek yeni yıla işçilerle birlikte girdi.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Soma’daki maden faciasının ikinci yılında ilçedeki maden şehitliğini ziyaret etti.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Soma’daki maden faciasının ikinci yılında ilçedeki maden şehitliğini ziyaret etti.

Unknown

Vatandaşlara maden şehitleri için dağıtılan lokmadan ikram eden Soylu ve Atalay daha sonra faciada eşi Hüseyin ve oğlu Ferhat Alkaş’ı kaybeden Meliha Alkaş’ı evinde ziyaret ettiler.

Daha sonra Türkiye Maden İş Sendikası Ege Bölgesi 1 No’lu Şubesi’ni ziyaret eden Bakan Soylu ve Genel Başkan Atalay, burdaki heyet ile sohbet ettiler.

Soylu, şöyle konuştu:

“Türkiye’ye 2 yıl önceki bu kaza ciddi bir şekilde ders oldu, hükümetimize, devletimize, iş verenlere, sendikalara. Devlet ve hükümet olarak sorumluluklarımız var, yerine getirmekle mesuluz. Millet bunun için görevlendiriyor. İşverenlerin sorumlulukları var, gelir elde ediyorlar, bunun karşılığı insanların can ve mal güvenliği, iş sağlığını ve güvenliğini korumakla mükellefler. Sendikaların sorumluluğu var. Buralarla iş yapan herkesin kendine ait bir sorumluluğu var. Bu sorumluluğu bugün de taşıdığımızı ifade etmek istiyoruz. Burada ‘devlet görevini, sorumluluklarını yerine getirdi, sendikalar sorumluluklarını yerine getirdi, 301 madencimizin ailelerine şunlar, bunlar yapıldı’ diye söylemek istemiyorum. Doğru da bulmuyorum bunu. Bu yapılmak zorunda olan bir şey zaten. Esas sorumluluğumuz özellikle iş yerinin, işin sağlığı, işin güvenliği konusunda adım atmak, birlikte omuz omuza bir mücadeleyi vermek, bir daha böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmamaktır,

Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’ndaki “İnsanı sadece homo economicus olarak görmeyin” ifadesine dikkati çekerek, “İnsan, bir ekonomik aygıt, ekonomik meta, ekonomik mal, sayılar arasına sıkıştırılmış bir araç olarak görülmemeli. Bu farkındalığı birbirimize sürekli telkin etmeliyiz. Herkes kendi sorumluluğunu icra etmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk-İş Genel Başkanı Atalay’ın taşrada maden teşkilatının kurulması talebinde bulunduğunu anımsatan Soylu, “Madenlerin çok olduğu yerlerde bu teşkilatların oluşmasının Soma olayından dolayı ihtiyaç hissedilen bir durum olduğuna” işaret etti.

Unknown-1 kopya copySoylu, şunları kaydetti:

“Ne kadar denetlenirse denetlensin, hepimiz insanız, beşer şaşar. Gerek madencilik sektörünü, gerek madencilik konusunda çalışma hayatında atılan adımları el birliğiyle dünyanın en üst seviyesine çıkarmak zaruretimiz var. Her şeyden fedakarlık yapılabilir ama can emniyetinden, iş sağlığı ve güvenliğinden fedakarlık yapmamamız gerekir, yapmayacağız da. Onun için bu aslında 79 milyonu bir iş birliğine davettir.” diye konuştu.

Türk-İş Genel Başkanı Atalay da facia sonrası bayramlarda ve olayın yılında Soma’ya geldiğini dile getirerek, Türk işçi hareketi ve madenciler adına Bakan Soylu’ya Soma ziyareti için teşekkür etti.

Atalay, “İnşallah böyle cinayet gibi bir kaza başımıza bir daha gelmez. Bununla ilgili bakanlığımız gereken tedbirleri almaya, bakanımız da talep ettiğimiz sorunların çözümü konusunda gayret sarf ediyor.” ifadelerini kullandı.